sonsuzluk adlı kişinin profiliAciz insan,Yaratıcı kudr...FotoğraflarBlogListelerDiğer ![]() | Yardım |
Aciz insan,Yaratıcı kudrete dayandığı ölcüde AZİZDİR!...VUSLAT MI? HASRET Mİ? NE HALLERDEYİM. SEVDAMIN KAHRINI ÇEKER YÜREĞİM VARSA BİR ÇARESİ SÖYLE BİLEYİM UMUT YIKIK KALBİM KIRIK ACI CEKER YÜREĞİM!... |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
*****KEŞKE DEMEMEK İÇİN BUNLARA DİKKAT ET
Eğer; ilerde bir gün arkanı dönüp KEŞKE demek istemiyorsan. 3 Şeyi doğru seç..
NASİHATLERSADECE OKUMAKLA YETİNME HAYATINA GEÇİR BENCE, BENDE DENİCEM
Emanete ihanet etmeyin..
Halinizden şikâyet etmeyin.. Büyüğünüze emretmeyin.. Bos şeylerde ısrar etmeyin.. Cahillerle sohbet etmeyin.. Kimseye minnet etmeyin.. Kötülüğe meyil etmeyin.. Her şeyi merak etmeyin.. Suçunuzu inkâr etmeyin.. Sırrınızı açık etmeyin.. Vataninizi terk etmeyin.. Nefesinizi boşa tüketmeyin.. İnsanları bekletmeyin. .. Etrafınızı kirletmeyin.. İnsanları yüzüne karşı methetmeyin.. Kimseye küfretmeyin.. Şerefinizi kaybetmeyin.. İyiliğe niyet edin.. Büyüklere hürmet edin.. Sıkıntıya sabredin.. Aza kanaat edin.. Sözünüzde sebat edin.. Bildiğinizle amel edin.. Hatanızı Kabul edin.. Yaramaz ise def edin.. Varken tasarruf edin.. Âlimlerle sohbet edin.. Nefsinizle inat edin.. Sofranıza davet edin.. Zararlıysa men edin.. Seviyorsanız ifade edin.. Kalpleri fethedin.. Misafire ikram edin.. Muhtaca yardim edin.. Bilseniz de istişare edin.. Tehlikeye dikkat edin.. Hakki teslim edin.. Esirgemeyin lütfedin.. Gariplere merhamet edin.. Kazanmaya gayret edin.. Çalışanı takdir edin.. Başarıyı tebrik edin.. Mazereti Kabul edin.. Her an tevekkül edin.. Hastaları ziyaret edin.. Çocuğunuzu terbiye edin.. Herkese tebessüm edin.. Güvenseniz de kontrol edin.. İnanmayana ispat edin.. Unutacaksanız kaydedin.. Fakirleri gözetin.. Hayır, için sarf edin.. BOL BOL DUA EDİN İmam-ı Gazali Hz.´nin Ölümü Sırasında Yaşanan Garip Olaylar...(bir sitede rastladım sizinlede paylaşmak istedim. ben çok beyendim ve etkilendim İmam-ı Gazili büyük bir alim onada böyle bir ölüm yakışırdı zaten ne kadar güzel bir teslimiyet değil mi kardeşlerim inş. Rabbim bizede hayırlı ölümler ihsan eylesin AMİN.)
İmam-ı Gazali Hakkında Kısa Bir bilgi Vereyim... İmam-ı Gazali, ömrü boyunca gece gündüz devamlı yazmış büyük bir İslam âlimidir. O kadar çok kitap yazdı ki, ömrüne bölününce, bir güne 18 sayfa düşmektedir.Eserlerinin sayısının 1000’e ulaştığı, Mevduât-ul-Ulum kitabında bildirilmektedir. 1959’da dört Alman ordinaryüs profesörü, İmam-ı Gazali´nin kitaplarını okuyarak, İslam dinine aşık olmuşlar ve İmam’ın kitaplarını Almancaya çevirerek sonunda müslüman olmuşlardır. **************************** İmam-ı Gazali 1111 (h.505) yılının Cemaziyelevvel ayının 14. Pazartesi günü büyük kısmını zikir ve tâat ve Kur’an-ı Kerim okumakla geçirdiği gecenin sabah namazı vaktinde abdest tazeleyip namazını kıldı, sonra yanındakilerden kefen istedi. Kefeni öpüp yüzüne sürdü, başına koydu: “Ey benim Rabbim, Mâlikim! Emrin başım gözüm üzere olsun” dedi. Odasına girdi. İçeride, her zamankinden çok kaldı. Dışarı çıkmadı. Bunun üzerine oradakilerden üç kişi içeri girince, İmam-ı Gazali hazretlerinin kefenini giyip, yüzünü kıbleye dönüp, ruhunu teslim ettiğini gördüler. Başı ucunda şu beytler yazılıydı Beni ölü gören ve ağlayan dostlarıma, Şöyle söyle, üzülen o din kardeşlerime: “Sanmayınız ki, sakın ben ölmüşüm gerçekten, Vallahi siz de kaçın buna ölüm demekten.” ....... Ben bir serçeyim ve bu beden benim kafesim. Ben uçtum o kafesten, rehin kaldı bedenim. ....... Bana rahmet okuyun, rahmet olunasınız. Biz gittik. Biliniz ki, sırada siz varsınız. Son sözüm olsun, “Aleyküm selam” dostlar. Allah selamet versin, diyecek başka ne var? İmam-ı Gazali, kendisini mezarın içine Şeyh Ebu Bekr en-Nessâc koysun, diye vasiyet etmişti. Şeyh bu vasiyeti yerine getirip mezardan çıktığında hâli değişmiş, yüzü kül gibi olmuş görüldü. Oradakiler “Size ne oldu?.. Niçin böyle sarardınız, soldunuz efendim?..” dediler. Cevap vermedi. Israr ettiler, gene cevap vermedi. Yemin vererek tekrar ısrarla sorulunca, mecbur kalarak şunları anlattı: “İmamın nâşını mezara koyduğum zaman, Kıble tarafından nurlu bir sağ elin çıktığını gördüm. Hafiften bir ses bana şöyle seslendi. «Muhammed Gazali’nin elini, Seyyidü’l Mürselin Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi ve sellemin eline koy» Ben denileni yaptım. İşte mezardan çıktığımda benzimin sararmış, solmuş olmasının sebebi budur. Allah ona rahmet eylesin.” selamün aleykümBu spacesi yayınlamaya başlıyalı tam 1 sene oldu spaces yapmak ve bloga bir şeyler yazmak yayınlamak çok zevkli heleki bu sayede sizlere bir faydam dokunuyorsa Allah için bir şeyler yapabiliyorsam dahada güzel. inş. paylaşımlarımdan faydalandığınız konular oluyordur sevgili kardeşlerim ve büyüklerim UYARIYORUZ!....UYARIYORUZ!
ALLAH’IN AZABINI HATIRLATIYORUZ! ÜZERİMİZDE KARA BULUTLAR DOLAŞIYOR... BÜYÜK FELAKETLER KAPIMIZIN ÖNÜNDE SIRASINI BEKLİYOR... GÖK...HOMURDANIYOR! YER... AYAĞIMIZIN ALTINDAN KAYIYOR! BİZLER İSE HALA GAFLET İÇERİSİNDEYİZ, UYKUDAYIZ... BOŞ ŞEYLERLE UĞRAŞIYORUZ. İNSANLARIN SURATI ASIK... ÇEVRENİZE BİR BAKINIZ, HERKES BİRER BUNALIM, BİRER STRES YUVASI OLMUŞ... HUZURU KAYBETMİŞ. MÜSLÜMANLAR! KENDİNİZE GELİNİZ... ZAMAN; AHİR ZAMAN’DIR... ZAMAN; ALLAH’A DÖNÜŞ ZAMANI’DIR... ZAMAN; TEVBE VE İSTİĞFAR ZAMANI’DIR... ‘’KENDİNİZİ VE AİLENİZİ YAKITI İNSANLAR VE TAŞLAR OLAN CEHENNEM ATEŞİNDEN KORUYUNUZ’’ (TAHRİM, 6) İYİLİĞİ EMREDİP, KÖTÜLÜKLERDEN SAKINDIRMAK İÇİN GAYRET EDİNİZ! ALLAH’I ve UYKULARI KAÇIRAN ÖLÜMÜ AKLINIZDAN ÇIKARMAYINIZ! ETRAFINIZA MERHAMET EDİNİZ Kİ; ALLAH’TA SİZE MERHAMET ETSİN... HELALLERE ve HARAMLARA DİKKAT EDİNİZ! ‘’SADAKALAR; BELÂ VE MUSİBETLERİ YOK EDER...’’ SADAKALARI ÇOĞALTINIZ! EVLERİNİZİ, ALLAH’IN ÂYETLERİNE UYARAK NÛRLANDIRINIZ. HAYATINIZI, PEYGAMBERİMİZ EFENDİMİZ (s.a.v)’in GÖSTERDİĞİ YOLDA GİDEREK GÜZELLEŞTİRİNİZ, GERÇEK HUZURA VE KURTULUŞA; ANCAK İSLAMI, HAYATIMIZIN HER SAFHASINDA YAŞAYARAK ULAŞACAĞIMIZI UNUTMAYINIZ. EVLERİNİZE VE AİLENİZE SAHİP ÇIKINIZ! EN BÜYÜK SERMÂYENİZ OLAN ÖMRÜNÜZÜ TELEVİZYON KARŞISINDA TÜKETMEYİNİZ! HER AN ZEHİR AKITAN TELEVİZYON PROGRAMLARI SİZİ CEHENNEME SÜRÜKLEMESİN! DİKKAT EDİNİZ! YARIN HESABINI VEREMEZSİNİZ... FELÂKETLER TEPEMİZDE KOL GEZİYOR... UNUTMAYINIZ Kİ; ‘’ALLAH’IN AZABI PEK ŞİDDETLİDİR!’’ VAKİT GEÇ OLMADAN KENDİNİZE GELİNİZ, SAMİMİ OLARAK ALLAH (c.c)’tan BAĞIŞLANMAYI DİLEYİNİZ! BAŞKA KAPI YOK... AÇIN ELLERİNİZİ MEVLA’YA... AÇIN ELLERİNİZİ DUA’YA... AÇIN ELLERİNİZİ RAHMETE... AÇIN... AÇIN... (lütfen bu okuduklarımızı dikkate alalım ve bundan sonra daha dikkatli yaşamaya devam edelim tövbe kapıları yüzümüze kapanmadan harekete geçelim bir an önce kardeşlerim vakit sınırlı ne zaman ne olacağımız belli olmaz geçen günler biliyoruz ki geri gelmicek geçmiş günlere bakıp üzülmek yerine bari şimdiki zamanımızı doğru kullanalım. inş. bu nasihatlardan nasibimizi alanlardan oluruz kardeşlerim Bilimden İmana tekkelimeyle harika bi eser!...
(kitabın arka kapak yazısı işte bu) Prof. Dr. Cevat Babuna, insan ve kainatın yaratılışıyla ilgili olarak yurt içinde ve yurt dışında yüzlerce konferans vermiş, açık oturumlara katılmış ve televizyon programları yapmış bir ilim adamı. Türkçe ve yabancı dillerde üç yüzü aşkın makalenin sahibi. Elinizdeki eser, Prof. Dr. Cevat Babuna'nın, Bilimden İmana 1, Bilimden İmana 2, Bilimden İmana 3 adlı kitaplarının bir araya getirilmesiyle oluştu. En karmaşık ilmi konuların bile, herkesin anlayabileceğe akıcı bir üslupla yazılabileceği konusunda önemli bir örnek teşkil ediyor... (bu kitabı okudum ve çok beyendim onun için sizinlede paylaşmak istedim KISSADAN HİSSE
GÜVERCİNİN NİYETİ
Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) efendimizi Mekke'den Medine' ye
hicret ederken GÜVERCİN müşriklerden gelebililecek kötülüklre karşı korudu.
Peygamber (sav) efendimizde güvercine dua etti. Bu dua neticesinde
güvercin dünden daha güzel, dünden daha görkemli, dünden daha gizemli
görenleri hayrete düşürecek güzel ve tatlı bir değişiklik hemen farkedildi.
Bu hayret verici durum KARGA kuşununda dikkatini çekmiş olacak ki güvercine :
"Ey Güvercin kardeş ! dün siz böyle değildiniz bu gün sizde olumlu değişiklikler görüyorum
hikmet ve sebebini bana anlatırmısınız" diye sordu.
Güvercin "peygamberimizi korumaya çalıştığını ve peygamberimizin kendisine dua ettiğini" söyledi. Karga dururmu orada hiç. Kalktı korumak için peygamberimizi Medine yolunda yakaladı.
Peygamberimizin (sav) ve Hicret arkadaşı Hz Ebu Bekirin (ra) karganın hali dikkatlerini çekdi. Karga bir iniyor, bir kalkıyor, bir dönüyor.
Peygamberimiz (sav) kargaya sordu
-Ey karga hayırdır. Karga
-Hayır Ya Resülallah "Müşrikler size karşı ok fırlatırlarsa size değil bana gelsin diye koşturuyorum."
Peygamberimiz kargaya teşekkür etti.
Günler sonra Karga ile güvercin birbirine tekrar rasladıkları zaman karga sordu.
"Ey güvercin Kardeş, Peygamberimizi ben senden daha iyi korudum. Sen sadace mağaranın girişine oturup bekledin. Ben hiç durmadım inip kalktım, dönüp durdum ama bir türlü güzelleşemedim. Bunu izah edermisin bana ?
Güvercin "Ey Karga kardeş senin güzelleşmen mümkün değil, çünkü ben peygamberimizi ALLAH RIZASI için korudum,
sen ise kendini güzelleştirmek için korudun senin niyetin bozuk ki" dedi.
.
![]() KARINCA KARARINCA
NEMRUT, HZ. İBRAHİM (AS) ATEŞE ATTIĞI ZAMAN BİR KARINCA ÇEKİRDEK KABUĞU İLE SU ÇEKİYORMUŞ.
SORMUŞLAR KARINCAYA, O SUYU NİÇİN TAŞIDIĞINI....
DEMİŞ KARINCA "HZ.İBRAHİM (AS) ATMAK İÇİN NEMRUT'UN YAKTIRDIĞI ATEŞE DÖKMEK İÇİN ÇEKTİĞİNİ...
GÜLMÜŞLER KARINCAYA, DEMİŞLER DAĞLAR KADAR ATEŞİ SEN BU SU İLE Mİ SÖNDÜRECEKSİN. ? SORUSUNA KARŞILIK OLARAK...
KARINCA ÇOK TARİHİ BİR CEVAP VERMİŞ. "SİZ ÖYLE DÜŞÜNÜYORSUNUZ AMA BENİM GÖREVİM SUYU TAŞIMAK, YANGINI SÖNDÜRMEK İSE RABBİMİZİN GÖREVİ." Ölüme hazırlıklı olmak...“Bir kimse, Peygamber Efendimize (S.A.V.) gelerek: -İzin ver yâ Resulallah, ölümümü temenni edeyim. Peygamber Efendimiz (S.A.V.): O kimse sordu: Hediyeler kime yâ Resulallah?
1- Azrail’in hediyesi. 1- İyi huylu olmak. 1- Söz taşımayı terk.
1- Doğru konuşmak. 1- Amelini ihlâs ile yapmak. 1- Gadabını yutmak, kızmamak. 1- Allah korkusundan ağlamak.
1- Kötülüklerden kaçınmak. 1- Az yemek. 1- Ehl-i beyti sevmek. 1- Allah’ın emirlerini yapmak. DİNİ SÖZLERZaman akıp giden nehirdir. Sonu uçsuz bucaksız denizdir. Eğer bu nehre kapılırsan gideceğin yer Cehennemdir.. ameller niyetlere goredir ! Din bir kilavuzdur, kilavussuz kaybolursun..
Cimrilik eden, ancak kendi aleyhine cimrilik eder...
'Mazlumun duasindan sakinin. Cunku onun duasiyla Allah arasinda perde yoktur.' Geceleyin secde ederek ve ayakta durarak boyun büken, ahiretten çekinen ve rabbinin rahmetinden dileyen kimse inkar eden kimse gibi olurmu Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz Bilmeyene yazıklar olsun bilipde yapmayana yetmiş defa yazık olsun. Alçak gönüllü insan kendini hiç söz konusu etmez Hak-perestim, arz-ı ihlas ettiğim dergah bir. Bir nefes ayrılmadım tevhidden ALLAH bir. Başkalarında iyilik, kendinde ise kötülük ara. Başa kakanın sadakasını Allah kabul etmez Ben beni bilmem hakikatte, seni nasıl bilirim, benim bildiğim bir tektir ALLAH ve RASULÜ Acıda olsa doğruları söyleyiniz... Amelde takva, amelden daha zordur. Allah Teala bir kalbi kendisinden hayayı gidermekle cezalandırdığı kadar hiç bir şeyle cezalandırmamıştır. Bugün var yarın yok olan bir varlığın kendini beğenmesi ne kadar anlamsız Kula bela gelmez Hakk yazmadikca, Hakk bela vermez kul azmadikca.. Üç şey vardır ki bütün günahlarin kaynağıdır. Bunlar: kin, hirs ve hasettir. Iman, iki yarimdan meydana gelen bir bütündür. Onlarda sabir ve sükürdür. Müslümanin eglence ve mutluluk felsefesinde esas olan, ebedi mutluluktur. sanatlı bir eser sanatkarı icabeder. Allah im seni bulan neyi yitirir, seni yitiren neyi bulur? kusursuz bir dost ararsan bir ömur biter, teselli ararsan gözyasi yeter.Sigara herseyden beter, Sevme belki ihanet eder, sevmek istersen ALLAH VE RASULU YETER yeryüzünde böbürlenerek dolaşma :çünkü sen,ağırlığınca (ağırlık ve azametinle)ne yeni yarabilir nede boyunca dağlara erişebilirsin Insan dini kadar insandir,dunya yalandir,onemli olan tek gercek sey imandir,ona sigindiginda ruhunu huzur kaplar ve benligin daima mutlu kalir Zalimler zulmüne hayinlar küfrüne inat edip devam etse ALLAH nurunu tamamlar kafirler istemese bile . İnandığınız gibi yaşamassanız,yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız. Allah korkusunun yedi alameti vardır.Mümin, vücudunun bütün âzaları ile Allah'tan korkandır. Nitekim büyük ahlâk ve fıkıh bilgini Ebu Leys es-Semerkandi, Allah korkusunun yedi alameti olduğunu haber verir. Bunlar şöyledir: Dil yalandan uzaklaşır Allah korkusu taşıyan kul dilini yalandan, dedikodudan, koğuculuktan, iftiradan ve boş konuşmaktan alıkor, bunlar yerine onu zikirle, Kur'an okumakla ve ilmî konuşmalarla meşgûl eder. Kalbten kıskançlık kalkar Allah korkusu taşıyan kul başkalarına karşı kalbinde düşmanlık, iftira ve kıskançlık barındırmaz. Çünkü kıskançlık iyilikleri mahveder. Nitekim Peygamberimiz (sas) şöyle buyurur: Ateş odunu nasıl yerse (yakarsa) kıskançlık da iyilikleri öyle yer (yok eder). Bilesin ki, kıskançlık, kalb hastalıklarının başlıcalarından biridir ve bu hastalıklar da ancak ilimle ve iyi ameller işleyerek tedavi edilebilir. Göz harama bakmaz Allah korkusu taşıyan kul, haram yiyeceğe, haram içeceğe, haram giyeceğe vb. (kısacası) haram olan hiçbir şeye bakmaz. Dünyaya aç ve muhteris gözlerle değil, ibret almak amacı ile bakar. Helal olmayan şeylerden bakışlarını uzak tutar. Nitekim Peygamberimiz (sas) şöyle buyurur: "Kim gözünü haramla doldurursa Allah da onun gözünü kıyamet günü ateşle doldurur". Haram lokma yemez Allah korkusu taşıyan kul, karnına haram lokma sokmaz; çünkü haram lokma yemek, ağır günahlardan biridir. Nitekim Peygamberimiz (sas) şöyle buyuruyor: "İnsanoğlunun karnına haram bir lokma inince, lokma midesinde kaldığı sürece yerde ve göklerdeki melekler tekrar tekrar üzerine lanet yağdırırlar. O lokmayı hazmederken öldüğü takdirde varacağı yer cehennemdir". Eller Allah rızası için çalışır Allah korkusu taşıyan kimse, ellerini harama değil, Allah'ın rızasına uygun şeylere doğru uzatır. Nitekim sahabilerden Kâ'bul Ahbar'ın (ra) şöyle dediği rivayet edilir: Allah, her bir bölümü yetmiş bin gözlü yetmiş bin bölümü olan yakuttan yapılma bir köşk yaratmıştır. Kıyamet günü bu köşke; ancak önlerine çıkan haram şeylerden Allah korkusu ile uzak duranlar girebileceklerdir. Ayaklar Allah için yürür Allah korkusu taşıyan kimse, günah işlemeye değil, Allah'ın emrine uygun ve O'nun rızasını kazandıracak işlere doğru yürür, alimlerle ve iyi amel işleyenlerle buluşmak gayesi ile adım atar. İbadete riya karışmaz Allah korkusu taşıyan kimse ibadetini sırf Allah rızası için yapar, riyadan ve münafıklıktan kaçınır, böylelikle Allah'ın haklarında şöyle buyurduğu kimselerden biri olur: "Rabb'inin katında ahiret, günahlardan korkanlar içindir". [1] "Günahlarından sakınanlar, hiç şüphesiz, cennetlerde ve pınarlar(ının başların)dadırlar".[2] "Günahlardan sakınanlar cennet ve nimetler içindedirler".[3] "Günahlardan sakınanlar emin bir makamdadırlar".[4] Mü'minin korku ile ümit arasında bulunması gerekir. Buna göre bir yandan ümit kesmeksizin Allah'ın rahmetini beklerken diğer yandan ibadet hali içinde çirkin hareketlerden vazgeçerek Allah'a tevbe eder. Nitekim Allah (cc) "Sakın Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin".[5] buyurmaktadır, [1] Zuhruf/35 [2] Zariyat/15 [3] Tur/ 17 [4] Duhan/51 [5] Duhan Suresi/ 5 istediğiniz resme tıklıyarak ortada açılmasını sağlayabilirsiniz
BEYENDİYSENİZ EĞER; ALTTAKİ bloga al YAZISINI TIKLAYIN SİZİN ALANINIZDADA OLSUN
Rabbim şirk koşmaktan hepimizi muhafaza etsin inş.EN BÜYÜK GÜNAH (ŞİRK) Allah seni merhametinden esirgemesin. Bilesin ki, Allah'a ortak koşmak, kişinin Allah'a karşı işlediği en büyük günahtır. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Her kim Allah Azze ve Celle'ye, O'na hâs olan İlâhlık ve Rablıkta yaratıklarından birini eş koşarsa, kâfirdir, İslâm ümmeti bu konuda icmâ etmiştir. Zâtından dolayı ibadeti hak eden sadece Allah'tır. Kalblerin İlâh tanıyıp yöneldiği, sıkıntı anlarında tapılan O'dur. O'ndan başkası, kuldur ve dolayısıyla O'na muhtaçtır, O'nun hâkimiyeti karşısında hiçbir güce sahip olmayan kul, nasıl ilâh olabilir. Allah şöyle buyurmaktadır: «Tuttular kullarından O'na bir cüz (çocuk) isnat ettiler, gerçekten insan çok nankör, açık bir küfürbazdır.» (Zuhruf 15) «Göklerde ve yerde olan her şey Rahmana baş eğmiş kul olarak gelecektir.» (Meryem 93) «Mesih de, gözde melekler de Allah'a kul olmaktan asla çekinmezler.» (Nisa 172) «Allah'ın yanında başkasını tanrı kılmayın; doğrusu sizi O'nun azabı ile açıkça uyarıyorum.» (Zâriyât 51) «De ki: Dini Allah'a hâlis kılarak O'na kulluk etmekle emrolundum.» (Zümer 11) Zâtından dolayı tapılmayı hak eden, Allah'tır. O şöyle buyurmaktadır: «Hamd, âlemlerin Rabbı Allah'adır.» «Hamd» kelimesinin başına genellik ifade eden elif-lâm getirilmiştir. Yani, övgünün hepsi Allah'a mahsustur. Sonra mahsus kılma ifadesiyle: «Ancak Sana kulluk eder ve yalnız Senden yardım dileriz» buyurmaktadır. Bu, «Hamd, âlemlerin Rabbı Allah'adır» sözü için bir açıklama olup Allah'tan başka tapılan olmadığına ve buna O'ndan başka kimsenin hak kazanmadığına işaret etmektedir. «Ancak Sana kulluk ederiz» sözü sevgi, korku, ümit, emir ve nehiy gibi, ulûhiyyetinin gerektirdiği şekilde O'na kulluk etmeye işaret etmektedir. «Yalnız Senden yardım dileriz» sözü de, O'na tevekkül, işleri O'na havale etme ve O'na teslim olma gibi Rubûbiyyetinin gerektirdiği şeylere işaret ediyor. Çünkü Rab - Sübhanehu ve Teâlâ - mâlik olandır. Ayrıca rubûbiyet, (yetiştirip eğitme) ve «islâh etme» anlamını da taşır. Malik ise, mülkünde dilediği şekilde tasarrufta bulunandır. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Kul, rubûbiyet sırrından mülk ve tedbirin tamamının Allah'ın elinde olduğunu kavrarsa, yarar-zarar, hareket-sükûn, kısma ve bol bol verme, alçaltma-yüceltme gibi bütün her şeyin Allah'ın elinde olduğunu; yapıcısının, yaratıcısının, kendisini sıkıntıya sokanın ve sıkıntıdan kurtaranın, yücelten ve alçaltanın Allah Teâlâ olduğunu da kavrar. Bunu kavramak, kâinata egemen olan kanunların sırrıdır. Rubûbiyet sıfatını bilmektir. Birincisi de, ulûhiyet sıfatını bilmek ve teklifi kanunların sırrının anlaşılmasıdır. Emir, nehiy, sevgi, korku ve ümidi gerçeği üzere yerine getirmek ulûhiyeti bilmekle olur. Tevekkül, tefviz ve teslim olmayı gerçeği üzere yerine getirmek de, ancak rubûbiyeti bildikten sonra olur. Bu, Allah'ın kâinatta cereyan eden tasarruf ve idaresini tanımaktır. Nitekim Allah Azze ve Celle şöyle buyurmaktadır: Ancak bu müşahedenin, etkinliğinden ve iki müşahedeyi bağdaştırma hususundaki basiret gücünün zayıflığından dolayı kişinin beyninde sarsıntı meydana gelmiş ve aklını yitirmişse, mazurdur; eksik biridir. Ancak iki müşahedenin; şer'i durum ve iradî -kevni durum müşahedelerini bağdaştırabilen bunun dışındadır. Saliklerden bir çoğu ilâhî tebligat konusundaki bilgilerinin yetersizliğinden dolayı bu müşahedeye varınca ayakları kaymıştır. Çünkü Allah'a kendi istedikleri şekilde ibadet ettiler, Hak - Azze ve Celle'-nin- isteğini bir tarafa bırakıp kendi isteklerine kapıldılar. Çünkü Allah, kendi istediği ve sevdiği şeye uyan kişiyi müstağni kılar. Allah'ın kendilerinden istediği şekilde ibadet etseydiler, onların başına o tür felâketler gelmezdi. Kul, kulluğunun farkında olup daima Mevlâsının emrine karşı uyanık olursa, ne ibadete dalıp mabudunu unutur, ne de mabuduna dalıp ibadetinden vazgeçer. Aksine, onun iki gözü olur. Biriyle mabuduna onu görüyormuş gibi bakar. Nitekim Resûlüllah'a ihsanın ne olduğu sorulduğunda şöyle buyurmuştur :
işte size bir kaç güzel konu...İLLA TARTIŞMANIZ GEREKİRSE!… Tartışmak, bizim klasik adap anlayışımıza pek uymaz. Müslüman adabı muaşeretine göre sırf karşı tarafı alt etmek için laf düellosuna girmek yasaktır, ayıptır. Bir hakkın, gerçeğin ortaya çıkması için yapılanlar hariç. Bugün için tartışma, istemesek de kaçamadığımız hayat gerçeklerinden biri. İnsanın eğitiminin, karakter ve mizacının da mihenk taşı. Eğer siz de her şeye rağmen kendinizi bir tartışmanın içinde bulduysanız, bazı kurallara dikkat ederek onur ve vakarınızı koruyarak meseleyi taraflar için tatlıya bağlayabilirsiniz : Hedefiniz asla üstünlük kurmak olmamalı. EKSİKLİĞİN SIRRI Eğer bir yerin yakınında bir çöplük yoksa orası eksik bir yerdir. İhtişamlı bir sarayın yanında, yakınında bir çöp atma yeri olmalı ki sarayda toplanan atık ve süprüntüler oraya atılabilsin. AHİR ÖMÜRDE İKİ YAKARIŞ • Bir ulu kişi dedi ki: BİLMEDİĞİNİ BİLMEK “Bir zamanlar Batı’da “en nihayet hiçbir şey bilmediğini bildiğini itiraf eden” kilise hocalarına professeur (bilmediğini itiraf eden) ünvanı verilirdi; itiraf ettirene ise confesseur. Şimdiyse bu ünvan, dünyadan haberleri bile olmadığı halde herşeyi (!) bildiklerini vehm ve iddia edenlere veriliyor; yani hayret yetisini kaybedenlere.” (Dücane Cündioğlu, Göz İzi) salavatı şerifeyi sadece kutlu doğum haftalında kandillerde değil her zaman cekmeliyiz çünkü fazileti çok büyük biliyorsunuz ki Peygamberimiz bizleri ona getirilen salavatlardan tanıcak hepinize bol salavatlı günler dilerim lütfen adet haline getirelim inşSALAVAT-I ŞERİFENİN FAZİLETİ
“İnallahe ve melaiketehu yusallune alennebiyy. Ya eyyühellezine amenu sallu aleyh. Sallü aleyhi ve sellimü telima” (Ahzab,56) “Allah ve melekleri, Peygambere hep salavat ederler. Ey iman edenler! Siz de O’na çokça salat edin ve tam içtenlikle selam verin.” Kurtubi der ki: Allah’ın salatı, Onun rahmeti ve rızasıdır. Meleklerin salatı,dua ve istiğfar manasındadır. Ümmetin salatı ise, dua ve Onun emrine saygı göstermek anlamındadır.(Kutrubi,14/232) Savi’de, bu ayet, Peygamberimizin üzerine rahmet inen bir kimse olduğu ve kendisinden öncekilerin ve sonrakilerin en üstünü olduğuna delildir. Biz de Peygamberimizin adını çokça anmalıyız. Çünkü bizim üzerimizde çok hakkı var. O bize rehberlik etti. Savi der ki: Meleklerin ve mü’minlerin, Peygamberine salavat getirmesinin hikmeti, onları şereflendirmek içindir. Şöyleki bu işi yapmış olmakla öncelikle ayetle sabit olan bir emr-i ilahiye tabi olmuş oluyorlar. İkincisi, selavat Peygamberin hakkıdır çünkü bir çok nimet-i ilahiye vesile olmuştur. Bize iyilik yapana bir de iyiliğine karşılık bir ödül vermeliyiz. Biz Peygamberin getirdiği iyiliklere bedel olacak bir mükafat veremeyeceğimize göre Ona salavat getirebiliriz. (M.Ali Sabuni Saffetü’t-tefasir,II/536) Abdullah bin Amr’ın rivayetine göre Resulullah (s.a.v), şöyle buyurmuşlardır: “Kim bana bir defa salavat getirirse bu sebeple ona Allah on misli merhamet eder, o kimsenin on günahını bağışlar ve manevi derecesini on derece yükseltir.” (Nesai,Sünen) İbn-i Mes’ud Resulullah (s.a.v) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Kıyamet günü, insanların bana en yakın olanları, bana en çok salatu selam getirenleridir.” Hz Peygamber (s.a.v); “Asıl cimri, adım yanında anıldığı halde bana salavat getirmeyendir.” Peygamberimiz (s.a.v); bize salavat-ı şerifenin faziletini bildirdiği gibi,nasıl salavat getirileceğini de haber vermiştir: Abdullah bin Ebu Leyla; Bir kere Kaab bin Ucra benimle karşılaşınca şöyle dedi: Ey İbn-i Ebu Leyla! Peygamberden işittiğim bir salatü selamı sana hediye edeyim mi? Bir gün Resulullah Efendimiz yanımıza geldi. Bunun üzerine kendisine, sana nasıl selam vereceğimizi öğrendik ama nasıl salavat getireceğiz? diye sorduk. Resulullah da şöyle buyurdu: Allahumme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed Kema salleyte ala İbrahime ve ala ali İbrahim. İnneke hamidun mecid. Allahumme barik ala Muhammedin ve ala ali Muhammed Kema barekte ala İbrahime ve ala ali İbrahim. İnneke hamidun mecid. Anlamı: Allah’ım, İbrahim’ ve aline rahmet ettiğin gibi Muhammed’e ve aline de rahmet eyle. Allah’ım, İbrahim ve aline hayır ve bereket lutfettiğin gibi Muhammed’e ve aline de hayır ve bereket ihsan et. Şüphesiz sen övülmeye layık en yücesin. Demek ki, Peygamberimize salavat getirmekle Allah’a şöyle demiş oluyoruz: Ya Rabbi! Resul*i Ekrem’in namını,şanını hem dünyada hem de ahirette yüce kıl. Onun getirdiği İslam dinini bütün cihana yay ve bu dini, dünya var oldukça yaşat. Ona ahirette, ümmetine şefaat etme hakkı ver ve kendisine sayısız sevap ihsan eyle. Bir gün, Ubey bin Ka’b, (r.a), Peygamberimiz (s.a.v)’e sordu: -Ya Resulallah, Ben sana çok salavat getiriyorum, acaba bunu ne kadar yapmam gerekir? Allah Resulü: -Dilediğin kadar yap ama ne kadar çok yaparsan senin için daha iyi olur, dedi. -Dualarımızın dörtte birini salavata ayırsam olur mu diye sordum: Allah Resulü: -Dilediğin kadar yap, ama ne kadar çok artırırsan senin için daha iyi olur, dedi. -O halde, duamın yarısını salavata ayırayım, dedim. -Dilediğin kadar yap ama ne kadar çok artırırsan senin için daha hayırlı olur, dedi. -Şu halde üçte ikisi yeter mi? dedim. Allah Resulü: -Dilediğin kadar yap, ne kadar artırırsan senin için daha hayırlı olur, dedi. Bunun üzerine; -O halde duaya ayırdığım zamanın tamamını salavatı şerifeye ayırsam nasıl olur? deyince, Allah Resulü; -O takdirde Allah bütün sıkıntılarını giderir ve günahlarını bağışlar, buyurdu. (Tirmizi,Kıyame,23) Hz Peygamber Efendimiz (s.a.s) buyurdular ki: Bir gün bana Cenab-ı Hakkın dört büyük meleği, Cebrail,Mikail,İsrafil ve Azrail geldi. Cebrail (a.s) dedi ki; Ya Resulallah, Senin ümmetinden biri size günde on defa salavat getirirse, yarın kıyamet gününde onun elinden tutar, sıratı geçiririm. Mikail dedi ki: Ben de o kula senin Kevser havzından içiririm. İsrafil de dedi ki: Ben de o kulun affı için başımı secdeye kor, o kul, Allah tarafından affedilinceye kadar secdede Allah’a yalvarırım. Azrail de dedi ki: Ya Resulallah! Ben de sana günde on defa salavat eden kimsenin canını, Peygamberler gibi kabzederim. Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.s) -Bu ne büyük lütuf ya Rabbi! -Bu ne büyük ihsan Allah’ım! buyurdu. Ayet-i Kerime ve Hadis-i Şeriflerden anlaşıldığına göre Peygamberimize Salavat-ı Şerife getirmenin bir çok faydası vardır. Bunlar, 1-Salavat, Ahzab suresi, 56.ayete göre Allah’ın emrine itaattir. 2-Salavat, günahların affına vesiledir. 3-Peygamberimiz(s.a.v)’e yakın olmanın en güzel ve en kolay yoludur. 4-Peygamberimiz de kendisine salavat getirene mukabelede bulunur. 5-Her salavat getirenin ismi Peygamberimize arz edilir. 6-Salavat okuyan kimse, Allah ve Resulünün muhabbetini diğer muhabbetlere tercih eder. Onun ahlakı ile ahlaklanmada seviye alır, kötü ahlaktan kurtulur, fazilete erer. 7-Allah’ın rahmetinin üzerine inmesine vesile olur. 8-Salavat, unutulan bir sözün hatırlanmasına vesile olur. 9-Salavat, duanın kabulüne vesiledir. 10-Yine salavat, kıyametin o zor günde, arşın gölgesinde gölgelenmeye vesiledir. Nitekim bir hadis-i şerifte şöyle buyurulur: Kıyamet gününde üç kişi, Allah’ın arşının gölgesinde gölgelenir: 1-Üzüntülü kişinin sıkıntısını teselli eden kişi, 2-Benim sünnetimi ihya eden kimse, 3-Benim üzerime çok çok salavat eden kimse,
Peygamberimize salatü selam sözleri: -Allahümme salli ala seyyidina Muhammed, -Aleyhissalatü vesselam, -Sallallahu aleyhi veselllam (Salatü ümmiye….) Elfu elfi salatin ve elfu elfi selamin aleyke ya Resulallah
Yüreğimizde vaz geçilmez bir yerin var, Ya Resulallah, Rabbimiz, cümlemizi salavatın özüne ulaşıp, Peygamber ahlakı ile ahlaklanmayı, Onun 23 yıllık nubüvvet hayatından layıkı vechile hissedar olmayı, ihsan eylesin. Sevdiğimiz birinin adı yanımızda ve meclisimizde anılınca hoşumuza gider, içimiz ferahlar ve ondan daha çok bahsedilmesini isteriz. Söz konusu sevilen kişi ile olan yakınlığımızı örneklerle ortaya koymak isteriz. Peygamberimiz (s.a.v) gibi başta Allah olmak üzere herkesin sevgili olan birinin adı anılınca da elbette Ona olan bağlılığımızı ve muhabbetimizi ifade etmek için salavat getirmeliyiz. Salavat, Peygambere bağlılığın,muhabbetin ve teslimiyetin bir ikrarıdır. Bunun devamı gelmelidir. Sevmek, yolunda olmaktır Sevmek, gerektiğinde yolunda ölmektir. Allah bizleri Onun yolundan ve rehberliğinden ayırmayın ve Onun yolunda bizleri sabit kadem kılsın. *40 HADİS-İ ŞERİF*
KIRK HADIS
1-) Kim benim sunnetimi diriltirse(ihya eder ve yasaminda tatbik ederse) beni sevmis olur. Beni seven de benimle beraber Cennettedir. 2-) Bana itaat eden Allah'a itaat etmis olur. Bana isyan eden Allah'a isyan etmisolur. 3-) Sizden birinizin, arzusu benim getirdigim (Kur'an'a Seriat)e uymadikca kamil imanla iman etmis olamaz. 4-) Nefsim kudretinin elinde olan Allah'a yemin ederimki, Ben kendisine babasindan ve cocugundan daha sevgili oluncaya kadar sizden biriniz kamil imanla iman etmis olmaz. 5-) Gercek musluman, muslumanlarin elinden ve dilinden geven icinde oldugu kimsedir. Gercek muhacir ise Allah'in yasaklarini terkeden kimsedir. 6-) Bildigi ile amel eden kisiye Allah bilmedigi ilimlerin bilgisine varis kilar. 7-) Kardesini bir gunahindan dolayi ayip-layan kisi, gunahi islemedikce olmez. 8-) Islam'in dugmeleri dugme dugme cozulecek(Seriatin emirleri tek tek terkedilecek). Her dugme cozuldukce insanlar onu takibedendugmeyi cozmeye tesebbus edecekler. Bu cozulen dugmelerin ilki idari konular, sonuncusuda namazdir. 9-) Sizden kim (Seriate uymayan) bir kotu is gorurse onu eliyle duzeltsin, buna gucu yetmezse diliyle duzeltsin. Buna da gucu yetmezse kalbiyle bugzetsin. Bu sonuncusu ise imanin en zayip mertebesidir. 10-) Cihad, kiyamet gunune kadar gecerli bir emirdir. 11-) Kim gaz yapmadan ve icinde gaza yapma istegini konusturmadan olurse, munafiklikdan bir cesit uzere olur. 12-) Cihadin en faziletlisi zalim sultan katinda hakki soylemektir. 13-) Rabbini gazablandiracak bir meselede sultani hosnud eden(etmeye calisan) Allah'in dininden cikmis olur. 14-) Cennet (nefse agir geldigi icin) hoslanilmayan seylerle, cehennemde sehvete hitap eden seylerle kusatilmistir. 15-) Islam'in disinda bir millet uzerine yemin eden, soyledigi gibidir. (Onlardandir) 16-) Amellerin en hayirlisi sevdigini Allah icin sevmek bugzettigine de Allah icin bugzetmektir. 17-) Kim bir kavme benzemeye calisirsa, o onlardandir. 18-) Munafigin alameti uctur: Konustugunda yalan soyler, vaad verdiginde yerine getirmez, emanet olundugunda hainlik eder. 19-) Kisi din kardesine kafirlik isnad ederse, bu isnad ikisinden birine doner. 20-) Kim bir hayirli isi yapmaya yonelirse, onu yapan kadar mukafat alir. 21-) Arzusu ve hedefi Allah'dan baska sey olarak sabahlayan Allah(in kullain) dan degildir. Muslumanlarin dertleriyle dertlenmeyen de onlardan degildir. 22-) Rabb olarak Allah'a, din olarak islam'a, peygamber olarak Muhammed (s.a.v) erazi olan kisi imanin tadini tatmis demektir. 23-) Islam cemaatinden bir karis da olsa ayrilan, boynundan islam bagini cozmus demektir. 24-) Is ehil olmayana verildiginde kiyameti bekle. 25-) Akilli kisi nefsine hakim olup olumdne sonrasi icin is yapandir. Aciz(akilsiz) kisi ise nefsini arzularina tabi kilip sonrada Allah'a karsi Temennide bulunandir. 26-) Emirleriniz hayirlilariniz, zenginleriniz hosgorululeriniz, isleriniz aranizda danismayla oldugunda yerin ustu sizin icin yerin altindan daha hayirlidir. Ama emirleriniz serlileriniz, zenginleriniz cimrileriniz, isleriniz kadinlarinizin elinde oldugunda yerin alti sizin icin yerin ustunden daha hayirlidir. 27-) Kendimden sonra erkekler icin kadinlardan daha zararli bir fitne birakmadim. 28-) Sozlerin en dogrusu Allah'in kitabidir. Hayat tarzlarinin en guzeli Muhammed(s.a.v) in hayat tarzidir. Islerin en serlileri sonradan uyduranlardir. Her sonradan uydurulan sey bid'attir. Her bid'at sapikliktir ve her sapiklik ta Cehennem'dedir. 29-) Fitne doneminde ibadete sarilmakk, bana hicret etmek gibidir. 30-) Ummetimden bir takim kimseler, ismini degistirerek sarabi(alkollu icecekleri) icecekler. Bu esnada baskalari ucunda (yanlarinda) calgilar calinacak ve sarkici kadinlar olacak. Iste onun icin Allah onlari yere batiracak ve aralarindan bazilarinin sekli maymun'a ve domuz'a cevrilecek. 31-) Suphesiz ki benden sonra ummetimden Kur'an-i Kerim'i okuyan bir kisim insanlar olacak. Fakat onlarin okudugu bogazlarini gecmeyecek. Onlar tipki okun yaydanciktigi gibi dinden cikacaklar, sonra da tekrar ona donmeyecekler. O kimseler, insanlarin ve hayvanlarin en serlileri (kotuleri)dir. 32-) Kalbinden tam bir sadakatle Allah 'tan baska ilah olmadiginina ve Muhammed 'in de Allah'in rasulu olduguna sehadet eden bir kimseyi Allah, cehennem atesine haram kilar. 33-) Kim itaatten bir el kadar ayrilirsa, kiyamet gununde Allah'in huzuruna lehinde hic bir delili olmadigi halde kavusur. Kim de boynunda (halifeye) beyat olmadigi halde olurse cahiliye olumuyle olmus olur. 34-) Ya ogrenen, ya ogreten, ya dinleyen, ya da seven ol! Bunlarin disinda bir besincisi olma; helak olursun. Besincisi ise, ilme ve ilim ehline bugzetmendir. 35-) Allah kadin kiyafetini giyen erkege ve erkek kiligina giren kadina lanet etsin. 36-) Allah'a isyan olan bir hususta kimseye hic bir itaat yoktur. Itaat ancak marufta (ser'i olculer icerisinde)dir. 37-) Irkciliga cagiran bizden degildir. Irkcilik icin savasan bizden degildir. Irkcilik uzere olen de bizden(muslumanlardan) degildir. 38-) Kisi arkadasinin dini uzeredir. O halde sizden birisi kiminle arkadaslik yaptigina dikkat etsin. Kisi sevdigi ile beraber(hasrolunacaktir)dir. 39-) Ummetim dinar ve derhemi(parayi, maddi varliklari) yucelttigi zaman onlardan islam'in heybeti kaldirilir. Iyilikle emretmeyi terkettikleri zaman da vahyin bereketinden mahrum kilinirlar. 40-) Insanlar uzerine oyle bir zaman gelecek ki, onalr arasinda dini konusunda(yapilan saldirilara) sabirla karsi koyan, kor parcasini avuclayan gibi olacak hala namaz kılmıyormusun?
*ANLAMLARI İLE BİRLİKTE ESMA'ÜL HÜSNA*
"Allah" En Münafık Günah: Gıybetgüzel konuşun ya da susun; YA HAYIR KONUŞUN YADA SUSUN
GIYBET DİNLEYEN NE YAPMALI...? Engel olmazsak, bizimle konuşurken gıybet yapanla suç ortağıyız.
Çünkü gıybetin devam edebilmesi, bizim en azından dinliyor görüntüsü verebilmemize bağlıdır.
Başkalarının gıybetine bilinçli kulak misafiri olan da gıybetin suç ortağıdır.
Bu söz sadece bizimle konuşanın yaptığı gıybeti değil; çevremizde, radyoda veya televizyonda yapılırken dinlediğimiz gıybetleri de kapsamaktadır.
HESABA ÇEKİLMEDEN ÖNCE KENDİNİZİ HESABA ÇEKİN...HESABA ÇEKİLMEDEN ÖNCE KENDİNİZİ HESABA ÇEKİNİZ
Hesaba çekilmeden önce,kendinizi hesaba çekiniz.Amelleriniz tartılmadan önce,kendi amellerinizi tartınız.Hesaba çekilmek üzere,kıyamet günündeki en büyük arz, huzura alınma için gerekli güzel hazırlıkları yapınız. O gün huzura alınırsınız,öyle ki size ait hiçbir sır gizli kalmayacak,bütün sırlar meydana çıkacak nitekim ceneb-ı hak şöyle buyurur: Ey insanlar! O gün hesap ve sorgu-sual için huzura alınırsınız.öyleki size ait hiçbir sır gizli kalmayacak, bütün sırlar meydana çıkacak. Buna her gün, muhasebemizi şu şekilde yapmalıyız. 1).Uykudan kalkarken Allah (c.c)’yu andın mı? 2).Bu gün sabah namazını camide cemaatle kıldın mı? 3).Bu gün sabah zikirlerini okudun mu? 4).Bu gün Allah(c.c)’dan helal rızık vermesini isteyerek ve helal rızkı araştırarak başladın mı? 5).Allah(c.c)’dan üç defa seni cennete girdirmesini istedin mi? Çünkü her kim Allah(c.c)’dan kendini cennete sokmasını isterse;Cennet derki:Ya rabbi onu cennete girdir. 6).Allah(c.c)’dan üç defa seni cehennem azabından korumasını istedin mi?Çün kü her kim bunu yaparsa cehennem der ki:ya rabbi onu cehennem ateşinden koru. 7).Bütün namazları vaktinde camide cemaatle kılmaya devam ediyormusun? 8).Bu gün müekked sünnetleri ve nafile namazları kıldın mı? 9).Her namaz ve ezanın peşin den okunan zikirleri okuma ya devam ediyormusun? 10).Bu gün namazlarını huşu içinde ve namazda ne dediğini düşünerek kıldın mı? 11).Kazancında,yemende,içmende,giyim,kuşamında,Allah’ın ölçülerine riayet ettin mi? 12).İslam nimeti üzerine Allah’a hamd ettin mi? 13).Kulak,göz,kalp,nimeti ve diğer nimetler üzerine Allah’a hamd ettin mi? 14).Duaları kabul olduğu saatleri ve bu saatlerde Allah’ın çağrısını ganimet bildin mi? 15).Bu gün Allah’ın kitabından bir şey okuyup,öğrenip,ezberleyip onunla amel ettin mi? 16).Bu gün resülullah (s.a.v)’in hadisi şerifinden bir şey okuyup,öğrenip,ezberleyip onunla amel ettin mi? 17).Farzlardan bir şey öğrendin mi ve bu gün ilim için derste bulundun mu? 18).Bu gün gözünü,kulağını ve diğer organlarını haramdan korudun mu? 19).Bu gün peygamber(s.a.v)’le salat-ü selam getirdin mi? 20).hasta ziyaret ettin mi?
21).Cenaze yıkamaya,namazını kılmaya,defnetmeye gittin mi? 22).Bu gün bir iyiliği emrettin veya bir kötülüğü nehyettin mi? 23).Allah için nasihat ettin mi? 24).Bir müslümana yardım ettin mi? 25).Sözünde durup vaadini yerine getirdin mi? 26).Gizli ve açıkla bütün amellerini sırf Allah rızası için yaptın mı? 27).Fakirlik ve zenginlik halinde iktisadlı hareket ettin mi? 28).Senden sıla-i rahmi kesene,sıla-i rahim yaptın mı? 29).Kızgın ve sevinçli olduğun zamanlarda adaleti göz etten mi? 30).Sana zulm edeni affedip,sana kötülük yapana iyilik yaptın mı? 31).Bu gün susmanda tefekkür,konuşmanda zikir,bakışında ibret oldu mu? 32).Allah(c.c) için sevdin Allah(c.c) için buğz ettin mi? 33).bir kişiyi islama ısındırmak için ve sevgisini arttırmak için hediye verdin mi? 34).İyi dostlar bulup kötü arkadaşlarından uzaklaşmayı düşündün mü? 35).Seninle Allah (c.c) yolunda kardeş olacak biriyle tanışmaya gayret ettin mi? 36).Çok gülmekten kaçınmak için teşebbüste bulundun mu? 37).Bu gün Allah(c.c) korkusundan dolayı ağladın mı? 38).Bu gün günahlarından istiğfar ettin mi? 39).Allah Teala’ya islam dini üzerine kalbini saglam kılması için dua ettin mi? 40).Bu gün Allag Teala’ya niyazda bulunup, bütün mü’minler için istiğfar ettin mi? 41).Bugün fakirlere ve yoksullara sadaka verdin mi? 42).Bugün bir müslüman kardeşinin yüzüne gülümsedin mi? 43).Kendi nefsin için kızmayı bırakıp,Allah Teala için kızmaya gayret ettin mi? 44).Kalbini kin, hınç ve haset hastalıklarından temizledin mi? 45).Dilini yalandan, gıybetten, başkasını çekiştirmekten, laf kavgası yapmaktan ve boş söz konuşmaktan uzak tuttun mu? 46).Nefsini güzel huylardan olan yumuşaklık, sabır, vera, takva,tevekkül ve ihlasa alıştırdın mı? 47).Sana gelen bir müsibet karşısında “inna lillah ve inna ileyhi raciun=biz Allah’ın kullarıyız ve biz O’na döneceğiz” dedin mi? 48).Şu dua ile Rabbine yalvardın mı?”Ya Rabbi bile bile şirk koşmaktan Sana sığınırım ve bilerek yaptığım şeylerden dolayı Senden mağfiret isterim.”Çünkü her kim bu duayı okursa, Allah (c.c) ondan aşikar ve gizli şirki yok eder. 49).Bugün bütün işlerinde sırf Allah (c.c) rızasını gözettin mi? 50).Peygamber(s.a.v)’in kavli ve ameli sünnetlerine devam ettin mi? 51).Ölüm, kabir, ahiret günü ve zorluklarını düşündün mü? |
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Bazen insan kendini gökteki yıldızlar kadar, bazende dağ başında tek kalmış bir çalı kadar yalnız hissediyor. Bazen de peygamber kadar sorumlu,bir suçlu gibi günahkar ,bu vazifenin ağırlığının farkında olmakta güzel... Bazen bitmek tükanmek bilmeyen dertler üzerimize yağıyor ama gök kuşağıda sadece yağmurdan sonra çıkıyor.. Ömür sermayemiz az.. yapılacak işler çok az ömürde ebedi hayatı kazanmaya gelmişiz kolay mı? sabrın şehrinde buluşmak üzere... Hepiniz alanıma hoş geldiniz esselamü aleyküm kardeşlerim.... "EDEPLE GELEN İKRAM İLE GİDER" arkadaşlar yorumlarınıza "chat box" eklemesseniz sevinirim aksi taktirde yorumlarınızı silmek zorunda kalıyorum teşekkürler. Diğer spaces adresimide ziyaret etmek isterseniz eğer www.meryembaykus.spaces.live.com
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|